CİNSEL SAĞLIK VE YAŞAM
KADINLAR VE CİNSEL YAŞAM DEĞİŞİMLERİ
Kadınların cinsellikten soğuması, bir dizi fiziksel, duygusal ve psikolojik faktöre bağlı olabilir. Cinsel isteksizlik, her kadının yaşadığı farklı bir deneyim olabilir ve çoğu zaman birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. İşte kadınları cinsellikten soğutabilen bazı yaygın faktörler:
1. Hormonal Değişiklikler
- Menopoz ve Perimenopoz: Menopoz öncesi ve menopoz dönemi, östrojen seviyelerindeki düşüş nedeniyle cinsel isteksizliği tetikleyebilir. Bu dönemde vajinal kuruluk, sıcak basmaları, ruh hali değişiklikleri ve yorgunluk gibi semptomlar cinselliği olumsuz etkileyebilir.
- Doğum Kontrolü: Bazı doğum kontrol yöntemleri, özellikle hormon içerenler, cinsel isteği azaltabilir.
- Hamilelik ve Doğum: Gebelik süreci ve doğum sonrası iyileşme, kadınların cinsel isteklerini etkileyebilir. Hormonal değişiklikler, vücut imajındaki değişiklikler ve yorgunluk cinsel isteksizlik yaratabilir.
2. Fiziksel Sağlık Sorunları
- Vajinal Kuruluk: Menopoz, doğum kontrol ilaçları veya bazı sağlık sorunları vajinal kuruluğa yol açabilir. Bu durum cinsel ilişkiyi ağrılı hale getirebilir ve cinsel isteksizliği artırabilir.
- Ağrılı Cinsel İlişki (Disparoni): Vajinal enfeksiyonlar, pelvik ağrı, endometriozis veya cinsel hastalıklar gibi fiziksel rahatsızlıklar, cinsel ilişkiyi acılı hale getirebilir, bu da kadının cinsel isteğini düşürebilir.
- Kronik Hastalıklar: Diyabet, kalp hastalıkları, tiroid sorunları ve diğer kronik hastalıklar cinsel isteği olumsuz etkileyebilir. Bu hastalıklar vücutta hormonal değişikliklere veya fiziksel yorgunluğa neden olabilir.
3. Psikolojik ve Duygusal Faktörler
- Stres ve Anksiyete: Aşırı stres, kaygı ve depresyon cinsel isteksizliğe yol açabilir. Kadınlar, günlük yaşamlarındaki iş, aile, finansal sorunlar veya sosyal baskılar nedeniyle cinsel isteği kaybedebilirler.
- Depresyon: Depresyon, genellikle genel bir ilgi kaybına yol açar ve cinsel istek de bundan etkilenebilir. Kadınlar depresyonda olduklarında cinsel aktivitelerden zevk almayabilirler.
- Düşük Özgüven ve Vücut İmajı: Vücut imajı, kadınların cinsellikten keyif alıp almayacaklarını etkileyebilir. Kilo alma, yaşlanma veya fiziksel değişikliklere duyulan memnuniyetsizlik, cinsel isteksizliği tetikleyebilir.
- Travmalar ve Cinsel Saldırılar: Geçmişte yaşanan cinsel travmalar, taciz veya tecavüz gibi travmalar, kadınların cinselliği olumsuz bir şekilde deneyimlemelerine ve cinsel isteksizlik yaşamalarına neden olabilir.
4. İlişki Sorunları
- İletişim Eksiklikleri: İlişkideki iletişim eksiklikleri, cinsel isteksizlik yaratabilir. Eşler arasında cinsel ihtiyaçlar, arzular ve sınırlar hakkında açık bir iletişim olmaması, cinsel yaşamı olumsuz etkileyebilir.
- Duygusal Bağ Eksikliği: Kadınlar için cinsellik, duygusal bir bağ kurma ve yakınlık gerektiren bir deneyim olabilir. Duygusal bağ eksikliği veya partnerle yakınlık kuramama, cinsel isteksizliği artırabilir.
- Evlilik veya İlişki Sorunları: Aile içi çatışmalar, sadakatsizlik, güvensizlik ve romantik ilişkideki kırılmalar, cinsel isteği azaltabilir.
5. Yorgunluk ve Zihinsel Yük
- Fiziksel ve Zihinsel Yorgunluk: Yoğun iş temposu, ev işleri, çocuk bakımı ve diğer sorumluluklar kadınları fiziksel ve zihinsel olarak yorgun düşürebilir. Yorgunluk, cinsel isteksizliğe yol açabilir.
- Uyku Sorunları: Yetersiz uyku, genel sağlığı olumsuz etkileyebilir ve cinsel isteği de azaltabilir. Uykusuzluk, enerji düşüklüğü ve stresin artmasına neden olabilir.
6. Cinsel Yetersizlik veya Cinsel Memnuniyetsizlik
- Orgazm Zorlukları: Kadınlar, cinsel ilişkide orgazma ulaşmakta zorlanıyorsa, bu durum cinsel isteksizlik yaratabilir. Ayrıca, kadınlar bazen cinsel ilişki sırasında haz alamadıklarını düşündüklerinde bu durum cinselliği istemeyebilirler.
- Eğitim ve Bilinç Eksiklikleri: Cinsel eğitimin yetersiz olduğu durumlarda, kadınlar cinsel yaşamlarını sağlıklı bir şekilde yaşayamayabilir. Cinsellik hakkında yanlış bilgi veya tabular, cinsel isteksizliği artırabilir.
7. Kimyasal Maddelerin Etkisi
- Alkol ve Madde Kullanımı: Aşırı alkol tüketimi veya uyuşturucu maddelerin kullanımı, cinsel isteği geçici olarak artırabilirken uzun vadede cinsel isteksizliğe neden olabilir. Ayrıca, bazı ilaçlar (antidepresanlar, doğum kontrol ilaçları vb.) de cinsel isteği etkileyebilir.
8. Yaşlanma ve Fiziksel Değişiklikler
- Yaşlanma: Yaşla birlikte vücudun değişen ihtiyaçları ve cinsel yaşantıyı etkileyen fiziksel değişiklikler kadınlarda cinsel isteksizliğe yol açabilir. Cilt elastikiyetinin azalması, genital bölgedeki değişiklikler ve genel sağlık sorunları cinsel performansı etkileyebilir.
Sonuç:
Kadınlarda cinsellikten soğuma, genellikle birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Hormonal değişiklikler, psikolojik sorunlar, ilişki problemleri, fiziksel sağlık sorunları ve çevresel etmenler gibi bir dizi faktör, cinsel isteksizliğe yol açabilir. Bu tür durumlarla karşılaşıldığında, bir uzmandan yardım almak, açık iletişimde bulunmak ve gerekli tedavi yöntemlerini uygulamak önemlidir. Cinsel isteksizliğe yol açan etkenler doğru şekilde ele alındığında, cinsel yaşamda iyileşme sağlanabilir.
DETAYLI BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ.
MENOPOZ VE CİNSEL SAĞLIK
Menopoz, bir kadının adet döngüsünün sona erdiği ve üreme yeteneğinin bittiği doğal bir süreçtir. Bu dönem, genellikle 40'larının sonlarından 50'lerinin başlarına kadar başlar.
Menopozun cinsel hayatı çeşitli şekillerde etkileyebileceği gibi, etkiler kişiden kişiye değişebilir. Ancak genel olarak menopoz, hormon seviyelerindeki değişiklikler nedeniyle bazı kadınlar için cinsel deneyimi değiştirebilir.
Menopozun cinsel hayat üzerindeki olası etkileri şunlardır:
1. Hormon Değişiklikleri ve Cinsel İstek
- Menopoz sırasında, östrojen ve progesteron gibi hormon seviyeleri düşer. Bu değişiklik, bazı kadınlarda cinsel istekte azalmaya yol açabilir. Ancak bu etki kişisel farklılıklar gösterebilir; bazı kadınlar hormon değişikliklerine rağmen cinsel isteklerinde bir azalma hissetmeyebilir.
2. Vajinal Kuruluk ve Cinsel İlişki
- Östrojen seviyesinin düşmesi vajinal dokuların incelmesine, elastikiyetin kaybolmasına ve vajinal kuruluğa neden olabilir. Bu durum, cinsel ilişki sırasında ağrıya veya rahatsızlık hissine yol açabilir. Ayrıca vajinal kuruluk, cinsel ilişki sırasında sürtünme nedeniyle daha fazla rahatsızlık yaratabilir.
Vajinal kuruluk için östrojen bazlı kremler veya nemlendiriciler ,lazer uygulamaları kullanılabilir. Ayrıca, su bazlı kayganlaştırıcılar da cinsel ilişki sırasında rahatlık sağlayabilir.
3. Orgazm ve Cinsel Zevk
- Menopozla birlikte bazı kadınlar orgazm hissinde değişiklikler fark edebilir. Bu, hormon seviyelerindeki düşüş, vajinal dokuların değişimi veya duygusal durumdaki farklılıklarla bağlantılı olabilir. Bazı kadınlar cinsel hazda azalma yaşayabilirken, bazıları cinsel hayatlarını daha rahat bir şekilde sürdürebilir.
4. Fiziksel Değişiklikler ve Vücut Algısı
- Menopoz dönemiyle birlikte kilo alımı, vücut hatlarında değişiklikler, ciltte kuruluk ve yaşlanma belirtilerinin artması gibi fiziksel değişiklikler meydana gelebilir. Bu, bazı kadınlarda özgüven kaybına ve dolayısıyla cinsel isteksizlik gibi duygusal sonuçlara yol açabilir. Vücut algısındaki değişiklikler, cinsel ilişkiyi olumsuz yönde etkileyebilir.
5. Duygusal ve Psikolojik Etkiler
- Menopoz, bazı kadınlar için psikolojik açıdan zorlu bir dönem olabilir. Hormon değişiklikleri, ruh hali değişikliklerine, depresyon ve anksiyete gibi duygusal dalgalanmalara yol açabilir. Bu tür psikolojik etkiler, cinsel istek ve performans üzerinde de olumsuz bir etki yaratabilir.
6. Sıcak Basmaları ve Gece Terlemeleri
- Menopozun yaygın semptomlarından biri olan sıcak basmaları, gece terlemeleri ve uyku düzensizlikleri de cinsel hayatı olumsuz etkileyebilir. Sıcak basmaları, cinsel ilişki sırasında rahatsızlık yaratabilir ve uyku eksikliği nedeniyle yorgunluk hissi, cinsel istek üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir.
7. Cinsel Sağlık ve Menopoz
- Menopoz, kadınların cinsel sağlık açısından daha farklı ihtiyaçları olabileceği bir dönemdir. Cinsel ilişki sırasında herhangi bir sorun yaşandığında, bir jinekolog ya da cinsel sağlık uzmanına danışmak önemlidir. Ayrıca, menopoz sonrasında cinsel sağlık için düzenli jinekolojik kontroller yapmak da faydalı olabilir.
8. Cinsel İletişim ve İlişki
- Menopoz, bir çiftin cinsel yaşamını yeniden keşfetmesini gerektirebilir. Partnerle açık iletişim kurarak, değişen fiziksel ve duygusal ihtiyaçlar hakkında konuşmak, cinsel hayatı daha tatmin edici hale getirebilir. Ayrıca, cinsel ilişkinin sadece fiziksel değil, duygusal ve psikolojik boyutlarına da odaklanmak önemlidir.
9. Tedavi ve Destek
- Menopoz sırasında yaşanan cinsel sorunlar için tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Östrojen tedavisi, vajinal kuruluk için kremler, kayganlaştırıcılar, lazer uygulamaları , hormon replasman tedavisi (HRT) ve psikoterapi gibi yöntemler, cinsel hayatı desteklemeye yardımcı olabilir.
Sonuç olarak, menopoz her kadının deneyimleyeceği bir süreçtir ve cinsel hayatı da bu süreçten etkilenebilir. Ancak uygun tedavi ve destekle, kadınlar menopoz dönemi boyunca sağlıklı ve tatmin edici bir cinsel yaşam sürdürebilirler. Cinsel sağlık konusunda yaşanan herhangi bir sorunla ilgili bir doktora danışmak, çözüm bulmada önemli bir adım olacaktır.
DETAYLI BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ.
35 YAŞ SONRASI CİNSEL YAŞAM
35 yaş ve sonrası cinsel yaşam, hem erkeklerde hem de kadınlarda çeşitli fiziksel, hormonal ve psikolojik değişikliklerle şekillenebilir.
Bu dönemde cinsel yaşamda yaşanabilecek değişiklikler, genetik faktörler, yaşam tarzı, sağlık durumu ve duygusal faktörlere bağlı olarak farklılık gösterebilir. Ancak genellikle bu yaş grubunda karşılaşılan bazı yaygın cinsel sağlık sorunları ve etkileri şunlar olabilir:
Kadınlarda 35 Yaş ve Sonrasında Cinsel Yaşamdaki Olası Değişiklikler
Hormonal Değişiklikler ve Cinsel İstek
35 yaş ve sonrasında, östrojen ve progesteron seviyelerinde dalgalanmalar başlar. Bu değişiklikler, cinsel istekte azalmaya neden olabilir.
Kadınlar, bazı durumlarda, cinsel isteklerinin azaldığını veya cinsel ilişki için daha az hevesli olduklarını fark edebilirler. Bunun nedeni hormonal değişiklikler, stres, iş ve aile sorumlulukları gibi dış etkenler de olabilir.
Vajinal Kuruluk
Östrojen seviyelerinin azalması, vajinal dokuların kurumasına ve incelmesine yol açabilir. Bu durum, cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir.
Vajinal kuruluk, cinsel ilişkiyi rahatsız edici hale getirebilir ve kadınların cinsel isteklerini olumsuz etkileyebilir.
Kayganlaştırıcılar ve östrojen bazlı tedaviler, vajinal kuruluğu yönetmek için faydalı olabilir.
Vajinal Elastikiyet ve Esneklik Kaybı
35 yaş sonrası, doğum yapmış kadınlarda vajinal kasların elastikiyetinde azalma olabilir. Bu, cinsel ilişki sırasında rahatsızlık hissine veya zevkin azalmasına yol açabilir.
Pelvik taban egzersizleri (Kegel egzersizleri) vajinal kasları güçlendirebilir ve cinsel deneyimi iyileştirebilir.
Orgazm Güçlükleri
Bazı kadınlar, yaşlandıkça orgazm elde etmenin daha zor hale geldiğini fark edebilirler. Bu, hormonal değişiklikler, cinsel isteksizlik veya psikolojik faktörlerden kaynaklanabilir.
Cinsel ilişki sırasında zevkin azalması da bu yaş döneminde görülebilir, ancak bu genellikle iletişim ve partnerle yakınlık kurularak aşılabilir.
Menopoz Dönemi Başlangıcı
35 yaş sonrası bazı kadınlar, menopoza yaklaşırken perimenopoz dönemi belirtileri yaşamaya başlayabilirler. Sıcak basmaları, gece terlemeleri, ruh hali değişimleri ve uykusuzluk gibi menopoz semptomları, cinsel yaşamı olumsuz etkileyebilir.
Menopoz, cinsel hayatı doğrudan etkileyebilir, ancak tedavi ve destekle bu süreç yönetilebilir.
Erkeklerde 35 Yaş ve Sonrasında Cinsel Yaşamda Olası Değişiklikler
Testosteron Seviyelerinde Azalma
35 yaş ve sonrasında erkeklerde testosteron seviyesi zamanla azalmaya başlar. Testosteron, cinsel istek ve ereksiyon fonksiyonu üzerinde önemli bir rol oynar.
Bu dönemde cinsel istek ve uyarılma da azalabilir. Cinsel performans, özellikle ereksiyon sürekliliği ve sertliği, bazı erkeklerde zayıflayabilir.
Testosteron tedavisi veya diğer tıbbi müdahaleler, bu sorunları yönetmeye yardımcı olabilir.
Erektil Disfonksiyon (ED)
35 yaş ve sonrasında, erkeklerde erektil disfonksiyon (ED) riskinin arttığı bir dönem başlayabilir. Kan damarlarındaki tıkanmalar, sinirsel sorunlar veya testosteron eksikliği, ereksiyon sorunlarına yol açabilir.
Yüksek kolesterol, diyabet, hipertansiyon gibi sağlık sorunları, ED'yi tetikleyebilir.
ED tedavisi için ilaçlar (örneğin, sildenafil, tadalafil) veya vakum cihazları gibi çözümler mevcuttur.
Cinsel İstek Azalması
Erkeklerde cinsel isteksizlik, hormonal değişikliklerin yanı sıra stres, ilişki sorunları, depresyon ve fiziksel sağlık sorunlarından da kaynaklanabilir.
35 yaş sonrası, cinsel isteksizlik yaşanması, cinsel yaşamın monotonlaşması veya stresin artmasıyla bağlantılı olabilir.
Sperm Kalitesindeki Değişiklikler
35 yaş sonrası erkeklerde sperm kalitesinde bir azalma görülebilir. Bu, sperm sayısının azalması, hareketliliğinin düşmesi ve şekil bozukluklarının artması anlamına gelebilir.
Bu değişiklikler, çocuk sahibi olma konusunda zorluklara neden olabilir, ancak genellikle erkeklerde doğurganlık 40'lı yaşların ortalarına kadar korunur.
Her Yaşta Cinsel Yaşamı Olumlu Yönde Etkilemek İçin İpuçları
Sağlıklı Yaşam Tarzı Benimsemek
Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, sigara içmemek ve alkol tüketimini sınırlamak, cinsel sağlığı iyileştirebilir. Fiziksel sağlık, cinsel isteği ve performansı doğrudan etkiler.
Açık İletişim
Partnerle açık ve dürüst iletişim, cinsel yaşamın daha tatmin edici olmasını sağlar. Cinsel istekler ve ihtiyaçlar konusunda açık olmak, sorunların çözülmesine yardımcı olabilir.
Psikolojik Destek ve Stres Yönetimi
Stres, kaygı ve depresyon cinsel isteksizlik ve performans sorunlarına yol açabilir. Cinsel terapi veya psikolojik danışmanlık, bu tür sorunlarla başa çıkmaya yardımcı olabilir.
Düzenli Sağlık Kontrolleri
Diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği gibi sağlık sorunları cinsel sağlığı etkileyebilir. Bu nedenle, 35 yaş sonrası düzenli sağlık kontrolleri yapmak önemlidir.
Cinsel Sağlık Ürünleri Kullanmak
Vajinal kuruluk veya ereksiyon sorunları gibi durumlar için kayganlaştırıcılar, hormon tedavileri veya ereksiyon cihazları gibi medikal ürünler faydalı olabilir.
Sonuç
35 yaş ve sonrası, cinsel yaşamda bazı değişikliklerin yaşandığı bir dönem olabilir. Ancak, bu değişiklikler genellikle tedavi edilebilir ve yönetilebilir. Fiziksel, duygusal ve psikolojik açıdan sağlıklı kalmak, cinsel yaşamı olumsuz etkilemeden yaşlanma sürecine adapte olmayı sağlar. Cinsel sorunlarla karşılaşıldığında, bir doktora veya cinsel sağlık uzmanına başvurmak, etkili çözümler bulmada yardımcı olabilir.
DETAYLI BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ.
CİNSEL CHECK-UP
Cinsel check-up, bireylerin cinsel sağlık durumlarını değerlendirmek ve olası cinsel sağlık problemlerini erken dönemde tespit etmek amacıyla yapılan bir sağlık kontrolüdür. Maalesef ki çok yaygın bir uygulama olarak uygulanmamaktadır.
Bu tür bir kontrol, cinsel sağlıkla ilgili bir dizi laboratuar testine ve taramaya odaklanır . Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (CYBE), cinsel disfonksiyonlar, hormonal dengesizlikler, doğurganlık problemleri gibi durumların belirlenmesine yardımcı olabilir. Cinsel check-up, hem bireysel sağlık hem de partnerle olan ilişkiler açısından önemlidir.
Cinsel Check-up’ın Kapsadığı Temel Unsurlar:
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar (CYBE) Testleri:
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, HIV, klamidya, gonore, frengi, herpes ve HPV gibi enfeksiyonları içerir. Bu enfeksiyonlar, genellikle belirgin semptomlar göstermeyebilir ancak tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Cinsel check-up sırasında bu enfeksiyonlara yönelik testler yapılır.
Cinsel Sağlık Durumu ve Bozukluklar:
Cinsel disfonksiyonlar, erektil disfonksiyon, cinsel isteksizlik, vajinal kuruluk, orgazm bozuklukları gibi problemleri içerebilir. Bu tür sorunların erken tespiti ve tedavi edilmesi, cinsel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratır.
Hem erkeklerde hem de kadınlarda, cinsel sağlık sorunlarının fiziksel ve psikolojik nedenleri olabilir. Check-up sırasında, bu tür sorunların kaynağı araştırılır.
Kronik hastalıkların ( Diyabet, Hipertansiyon, Kanser, Nörolojik hastalıklar vb ) cinsel sağlık üzerine olan bozucu etkilerini önlemek açısından da önemlidir.
Hormon Seviyeleri:
Cinsel sağlık, hormon seviyeleriyle doğrudan ilişkilidir. Testosteron, östrojen ve progesteron gibi hormonlar, cinsel istek, performans ve üreme sağlığı üzerinde önemli bir rol oynar. Cinsel check-up, hormon seviyelerinin değerlendirilmesini ve olası dengesizliklerin tespit edilmesini sağlar.
Hormonları bozan hastalıkların cinsellik üzerinde etkisini azaltacak önlemler ve tedavilerin uygulanmasını yönetmek açısından da bu değerlendirme önemlidir.
Üreme Sağlığı ve Doğurganlık Testleri:
Cinsel sağlık, doğurganlıkla da bağlantılıdır. Çiftler, çocuk sahibi olmayı planladıklarında, doğurganlık durumlarını kontrol ettirirler.
Kadınlarda, yumurtalık rezervi, rahim sağlığı ve erkeklerde sperm sayısı ve kalitesi gibi testler yapılabilir. Gebelik öncesi planlama yapılır.
Psikolojik Değerlendirme:
Cinsel sağlık yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir durumdur. Stres, kaygı, depresyon, ilişki problemleri gibi faktörler, cinsel isteksizlik ve performans sorunlarına yol açabilir. Cinsel check-up sırasında psikolojik faktörler de göz önünde bulundurulur.
Genital Sağlık Kontrolleri:
Kadınlarda jinekolojik muayene, erkeklerde ise prostat muayenesi gibi genital organ sağlığıyla ilgili kontroller yapılabilir. Bu kontroller, erken teşhis açısından önemlidir.
Cinsel Check-up Neden Önemlidir?
Erken Teşhis ve Tedavi:
Cinsel sağlık problemleri bazen belirgin semptomlar göstermeyebilir. Örneğin, cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBE) başlangıçta belirgin semptomlar göstermeyebilir, ancak tedavi edilmezse uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Cinsel check-up, bu tür sorunları erken tespit etmeye yardımcı olur.
Cinsel Sağlık ve İlişkiler Üzerindeki Etkiler:
Cinsel sağlık, yalnızca bireylerin fiziksel sağlığıyla değil, aynı zamanda ilişkileriyle de doğrudan ilişkilidir. Cinsel sorunlar, çiftler arasında iletişim problemlerine ve ilişki sorunlarına yol açabilir. Cinsel check-up, bu tür sorunların çözülmesine ve daha sağlıklı ilişkiler kurulmasına yardımcı olabilir.
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonların Önlenmesi:
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, tedavi edilmediğinde hem birey hem de partner için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu hastalıklar erken dönemde tespit edilip tedavi edilirse, yayılmaları engellenebilir.
Fiziksel ve Psikolojik Sağlık Üzerindeki Olumlu Etkiler:
Cinsel sağlık, genel fiziksel ve psikolojik sağlığı etkileyen önemli bir faktördür. Cinsel sorunların çözülmesi, kişinin özgüvenini artırabilir ve ruhsal sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabilir.
Doğurganlık Sorunlarının Tespiti:
Çiftlerin çocuk sahibi olma sürecinde yaşadığı zorluklar, doğurganlık sorunları nedeniyle olabilir. Cinsel check-up, doğurganlıkla ilgili problemleri erken dönemde tespit ederek tedavi edilmesine olanak sağlar.
Cinsel İstekte Artış ve Performans İyileştirmesi:
Cinsel isteksizlik ve performans sorunları, birçok bireyi olumsuz etkileyebilir. Hormonal dengesizlikler, stres ve diğer psikolojik etkenler cinsel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yapabilir. Cinsel check-up, bu sorunların çözülmesi ve cinsel yaşamın iyileştirilmesi için önemli bir adımdır.
Kimler Cinsel Check-up Yapmalıdır?
- Cinsel Sağlık Sorunları Olanlar: Cinsel isteksizlik, erektil disfonksiyon, vajinal kuruluk, ağrılı cinsel ilişki gibi şikayetleri olan bireyler cinsel check-up yaptırmalıdır.
- Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyon Riskine Maruz Kalanlar: Cinsel partner sayısının fazla olduğu veya korunmasız cinsel ilişkiye giren bireyler düzenli olarak cinsel sağlık kontrolleri yaptırmalıdır.
- Aile Kurmayı Planlayanlar: Çiftler, çocuk sahibi olmayı planladıklarında doğurganlık durumlarını değerlendirmek amacıyla cinsel check-up yapmalıdır.
- Sağlıklarıyla İlgili Endişeleri Olanlar: Cinsel sağlıkla ilgili endişeleri olan, hormon seviyeleri veya cinsel performans sorunları yaşayan kişiler de cinsel check-up yaptırabilir.
Sonuç
Cinsel check-up, cinsel sağlıkla ilgili sorunların erken tespiti, tedavi edilmesi ve genel sağlığın korunması açısından büyük önem taşır. Cinsel sağlık sadece fizyolojik değil, aynı zamanda psikolojik bir durumdur ve bireylerin sağlıklı bir cinsel yaşam sürdürebilmesi için düzenli olarak bu tür kontrolleri yaptırmaları önerilir. Cinsel check-up, daha sağlıklı ilişkiler ve genel yaşam kalitesi için önemli bir adımdır.
DETAYLI BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ.
STRES VE CİNSEL SAĞLIĞA ETKİSİ
Stres, cinsel performansı doğrudan etkileyebilecek önemli bir faktördür. Stres hem psikolojik hem de fizyolojik açıdan vücudu etkileyerek cinsel işlevi olumsuz yönde değiştirebilir.
Hem erkeklerde hem de kadınlarda stresin cinsel yaşam üzerindeki etkileri farklı şekillerde görülebilir, ancak genel olarak stresin cinsel performans üzerinde zararlı etkileri olduğu söylenebilir.
Stresin Cinsel Performansı Etkileme Yolları
1. Fizyolojik Etkiler
Hormon Düzeylerinde Değişiklikler:
-Stres vücutta kortizol gibi stres hormonlarının salgılanmasına yol açar. Yüksek kortizol seviyeleri, vücudun normal işleyişini bozar ve cinsel istek üzerinde olumsuz etki yapabilir.
-Aynı zamanda stres, testosteron ve östrojen gibi cinsel isteği artıran hormonların seviyelerini düşürebilir.
Kan Dolaşımı ve Ereksiyon Sorunları:
-Stres, kan damarlarını daraltarak kan akışını engelleyebilir, bu da erkeklerde ereksiyon problemlerine yol açabilir. Kadınlarda ise yeterli uyarı sağlanamadığı için vajinal kuruluk gibi sorunlar ortaya çıkabilir.
Sinir Sistemi Üzerindeki Etkiler:
-Stres, otonom sinir sistemi üzerinde de etki gösterir. Bu, cinsel uyarılma süreçlerini engelleyebilir ve cinsel isteği azaltabilir.
2. Psikolojik Etkiler
Kaygı ve Endişe:
-Stres, kaygıyı ve endişeyi artırarak, cinsel performansın olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Performans kaygısı, özellikle cinsel ilişki öncesinde ve sırasında kişilerde strese bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu kaygı, cinsel isteği ve tatmini azaltabilir.
Düşük Cinsel İstek:
-Sürekli stresli bir durum, bireyde cinsellikten kaçma eğilimlerine yol açabilir. Cinsel ilişki, rahatlama ve zevk yerine bir "yük" haline gelebilir. Özellikle depresyon ve anksiyete gibi durumlarla birlikte stres, düşük cinsel isteğe yol açabilir.
3. Zihinsel ve Duygusal Etkiler
Duygusal Uzaklaşma:
-Stresli bir dönemden geçen bireyler, partnerlerinden duygusal olarak uzaklaşabilirler. Bu da ilişkilerde bağlılık ve yakınlık eksikliği yaratabilir, dolayısıyla cinsel tatmini de olumsuz etkileyebilir.
Zihinsel Meşguliyet:
-Stres, bireylerin zihinlerini sürekli meşgul eder ve rahatlamalarını engeller. Cinsel ilişki sırasında zihinsel olarak tamamen katılmak, o anda olabilmek zordur. Bu durum da cinsel performansı ve tatmini olumsuz yönde etkiler.
Erkeklerde Stresin Etkileri:
Erektil Disfonksiyon:
-Erkeklerde stres, erektil disfonksiyona (sertleşme sorunu) neden olabilir. Yüksek stres seviyeleri, vücutta adrenalin salgılanmasını artırarak, ereksiyonun gerçekleşmesi için gerekli olan kan akışını engelleyebilir.
Düşük Libido:
-Stres, testosteron üretimini etkileyebilir, bu da cinsel istek ve enerji seviyelerinde düşüşe yol açabilir. Erkekler, stres altında daha düşük libido ve cinsel isteksizlik yaşayabilirler.
Kadınlarda Stresin Etkileri:
Vajinismus ve Kuruluk:
-Kadınlarda stres, vajinal kuruluk ve vajinismus gibi cinsel işlev bozukluklarına neden olabilir. Stres nedeniyle cinsel ilişkiden kaçınma ve vücutta gevşememek de bu tür sorunlara yol açabilir.
Düşük Cinsel İstek:
-Kadınlarda stresin etkisiyle, cinsel isteksizlik ve orgazm olma güçlüğü yaşanabilir. Cinsel ilişki, stresli bir ortamda daha az zevkli hale gelebilir, bu da ilişkiyi zorlaştırabilir.
Stresle Başa Çıkma Yöntemleri
Stresin cinsel performans üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için çeşitli yöntemler uygulanabilir:
Düzenli Egzersiz:
-Fiziksel aktivite, stresi azaltabilir ve hormon seviyelerini dengeleyebilir. Egzersiz ayrıca kan dolaşımını iyileştirerek cinsel işlevi destekler.
Rahatlama Teknikleri:
-Meditasyon, derin nefes almayı öğrenme ve yoga gibi rahatlama teknikleri, stresin etkilerini hafifletmeye yardımcı olabilir.
Açık İletişim:
-Partnerle açık ve dürüst bir iletişim, stresin ve kaygının cinsel ilişkiyi etkilemesini azaltabilir. İyi bir iletişim, duygusal yakınlığı artırır ve kaygıları hafifletir.
Profesyonel Yardım:
-Cinsel işlev bozuklukları veya stresin cinsel yaşam üzerindeki etkileri devam ediyorsa, bir terapist veya cinsel sağlık uzmanından profesyonel destek almak faydalı olabilir.
Sonuç
Stres, cinsel performansı ciddi şekilde etkileyebilir. Hem erkeklerde hem de kadınlarda stres, cinsel işlevi engelleyebilir ve cinsel tatmini azaltabilir. Ancak stresle başa çıkma yolları, cinsel sağlık üzerinde olumlu bir etki yapabilir. Düzenli egzersiz, rahatlama teknikleri ve iyi bir iletişim gibi yöntemler, stresin olumsuz etkilerini hafifletmeye yardımcı olabilir.
DETAYLI BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ.
SAĞLIKLI CİNSEL YAŞAM
Cinsel sağlık, genel sağlığın önemli bir parçasıdır. Cinsel sağlık olmadan tam bir sağlık durumundan bahsetmek mümkün değildir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), cinsel sağlık, "kişinin fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal olarak iyilik halidir. Bu tanım, cinsel sağlığın yalnızca üreme fonksiyonlarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda bireyin genel iyilik halini doğrudan etkileyen bir alan olduğunu gösterir.
Cinsel sağlık olmadan sağlık olur mu? sorusu, sağlığın ne kadar kapsamlı ve bütünsel bir kavram olduğunu vurgulayan bir sorudur. Cinsel sağlık, sadece cinsel işlev veya cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili değil, bir bireyin genel yaşam kalitesini ve mutluluğunu etkileyen daha geniş bir kavramdır.
Cinsel Sağlığın Önemi
Fiziksel Sağlık:
Fiziksel olarak sağlıklı bir bedende cinsellik ve üreme fonksiyonları da işlevini istenildiği şekliyle yerine getirecektir. Sağlıklsız bir bedende ise cinsellik ilk olarak etkilenen sistemlerden birisidir.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar veya cinsel yolla kullanılan ürünlerde normal sağlık üzerine tehtid oluşturmaktadır. Bu hastalıklar tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Örneğin, HPV, sifiliz ve klamidya gibi enfeksiyonlar ve kullanılan toksik maddeler üreme sağlığını etkileyebilir ve tedavi edilmediğinde kısırlık , hormon bozucu etkiler yaratarak daha büyük sağlık sorunlarına neden olabilir.
Psikolojik Sağlık:
Normal bir bireyin yaşamında ergenlikten ölümüne kadar geçen süreçte cinsel tatmin ve sağlıklı bir cinsel yaşam, bireyin öz güvenini, duygusal dengeyi ve ruh halini iyileştirebilir. Cinsel sorunlar (örneğin, erektil disfonksiyon veya vajinismus) depresyon, anksiyete ve düşük özgüven gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Psikolojik stres de buna eklendiğinde genel sağlık ve psikolojik sağlık olumsuz etkilenmektedir.
Sosyal Sağlık:
İnsan ilişkileri , güven ve bağlanma şekilleri, sosyal yaşamdaki etkiler sağlıklı bir cinsel yaşamı direkt olarak etkiler. Ayrıca, cinsel sağlık, iletişim, empati ve saygı gibi sosyal becerileri geliştirir, bu da genel sosyal sağlığı iyileştirir.
Cinsel sağlık sorunları, partnerler arasında çatışmalara, güvensizlik ve uzaklaşmaya yol açabilir. Oluşan bu durum iş yaşamı, aile ilişkileri ve sosyal çevre ilişkilerinin hepsi için olumsuz bir unsurdur.
Cinsel Sağlık Olmadan Sağlık Olur Mu?
Evet, belirli bir düzeyde sağlık olabilir, ancak uzun vadede tam bir sağlık ve iyilik halinden bahsetmek imkansızlaşır. Çünkü tam ve bütünsel sağlık, cinsel sağlık da dahil olmak üzere, beden, zihin ve ruh arasındaki dengenin sağlanmasıyla mümkün olur. Cinsel sağlık, bireyin tüm yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Uzun süre devam eden cinsel problemler ,cinsel işlev bozuklukları, cinsel tatminsizlik gibi sorunlar, hem psikolojik hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
Sonuç:
Cinsel sağlık, yalnızca cinsel işlev ve üreme sağlığından ibaret değildir; aynı zamanda duygusal, psikolojik ve sosyal iyilik haliyle de ilgilidir. Cinsel sağlık olmadan, tam anlamıyla bir sağlık hali söz konusu olamaz. Sağlıklı bir yaşam, cinsel sağlık da dahil olmak üzere, bireyin tüm yönlerinin dikkate alındığı bir denge gerektirir. Bu nedenle, cinsel sağlık, genel sağlık için temel bir unsurdur ve ihmal edilmemelidir.
DETAYLI BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ.
SOSYAL MEDYA VE CİNSEL YAŞAM
Aşırı sosyal medya kullanımı cinsel yaşamda çeşitli problemlere yol açabilir. Sosyal medyanın cinsel yaşam üzerindeki etkisi, kullanıcıların etkileşim biçimlerine, alışkanlıklarına ve sosyal medya ile ilgili tutumlarına bağlı olarak değişebilir. Ancak genel olarak, aşırı sosyal medya kullanımı cinsel yaşamı olumsuz etkileyebilir.
İşte sosyal medyanın cinsel yaşam üzerindeki potansiyel olumsuz etkileri:
1. Dikkat Dağılması ve Bağlantı Eksikliği
- Sosyal medya, sık sık dikkat dağıtıcı olabilir ve bu da bireylerin partnerleriyle daha az zaman geçirmelerine, daha az yüz yüze iletişim kurmalarına neden olabilir. Cinsel ilişki sırasında veya yakınlık anlarında sosyal medyada geçirilen zaman, kişisel bağlantı kurmayı zorlaştırabilir ve bu da cinsel ilişkilerin kalitesini olumsuz etkileyebilir.
- Sosyal medyada geçirilen zamanın artması, gerçek dünyadaki fiziksel ve duygusal bağları zayıflatabilir. İnsanlar daha fazla çevrimiçi etkileşime girerken, partnerleriyle daha az gerçek anlamda bağ kurabilirler.
2. İzlenimcilik ve Beden Algısı
- Sosyal medya, bireylerin vücutlarını ve cinsel yaşamlarını başkalarıyla karşılaştırmalarına neden olabilir. Fotoğraflar ve videolar üzerinden sunulan idealize edilmiş cinsel imgeler, kişilerin kendilerini ve partnerlerini beğenmeme veya yetersiz hissetmelerine yol açabilir. Bu da cinsel isteksizlik, düşük özgüven ve ilişki memnuniyetsizliğine neden olabilir.
- Cinsel içeriklerin ve vücut görüntülerinin yaygın olarak paylaşıldığı sosyal medya platformları, özellikle genç bireyler arasında, cinsel beklentiler ve normlar üzerinde baskı yaratabilir. Bu da, bireylerin gerçek cinsel deneyimlerinden tatmin olamamalarına yol açabilir.
3. Cinsel Bağlantı ve Anlık Tatmin
- Aşırı sosyal medya kullanımı, sanal bağlantılara olan bağımlılığı artırabilir. Bu da kişilerin fiziksel cinsel ilişkilerden daha az tatmin olmalarına ve sanal flört veya sanal seks gibi kısa vadeli tatminlere yönelmelerine neden olabilir. Gerçek dünyadaki yakınlık yerine, sanal dünyadaki tatmin ön plana çıkabilir.
- Bu tür dijital etkileşimler, gerçek ve kalıcı bir bağ kurmaktan ziyade anlık zevklere ve hızlı tatminlere dayalı olabilir, bu da uzun vadede cinsel ilişkilere ve bağlara zarar verebilir.
4. Bağımlılık ve Zaman Yönetimi
- Sosyal medya bağımlılığı, ilişkilerde önemli bir zaman kaybına neden olabilir. Partnerler arasında daha az kaliteli zaman geçirme, cinsel ilişkiye daha az fırsat verilmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Bu durum, ilişkiyi olumsuz etkileyebilir, çünkü sağlıklı cinsel yaşam, doğru zaman yönetimi ve partnerle birlikte geçirilen kaliteli zaman gerektirir.
- Sürekli sosyal medya takibi, cinsel ilişki için gerekli olan duygusal ve zihinsel odağı engelleyebilir, bu da cinsel isteksizlik ve tatminsizlikle sonuçlanabilir.
5. İntimlik ve Güven Sorunları
- Sosyal medya, çiftler arasında güvensizlik ve kıskanma gibi duygusal sorunlara yol açabilir. Partnerlerden birinin sosyal medya üzerinden başka insanlarla yakınlık kurması veya paylaşımlar yapması, cinsel ve duygusal bağları zedeleyebilir. Bu durum, ilişkide stres yaratabilir ve cinsel isteksizliğe neden olabilir.
- Sosyal medya platformlarında cinsel içeriklerin bulunması, bazı bireylerde aldatılma hissi yaratabilir, bu da güven problemlerine ve cinsel soğukluğa yol açabilir.
6. Cinsel Performans ve Gerçeklik
- Sosyal medya, cinsel yaşamla ilgili idealize edilmiş ve bazen gerçek olmayan standartlar sunabilir. Pornografik içerikler, cinsel beklentiler üzerinde baskı oluşturabilir ve bireylerin kendilerini ya da partnerlerini tatmin etmek konusunda kaygı duymalarına neden olabilir. Bu kaygılar, cinsel performansı olumsuz etkileyebilir.
- Cinsel yaşamda gerçekçi olmayan beklentiler ve sosyal medya üzerindeki sürekli "mükemmel" imajlar, kişilerin kendilerini cinsel anlamda başarısız hissetmelerine yol açabilir.
7. Anksiyete ve Depresyon
- Sosyal medya, bireylerde stres, kaygı ve depresyon gibi duygusal sağlık sorunlarına neden olabilir. Duygusal zorluklar, cinsel isteksizlikle doğrudan ilişkilidir. Sürekli sosyal medyadaki idealize edilmiş yaşamlarla karşılaşmak, depresyon ve anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıkları artırabilir, bu da cinsel yaşamda olumsuz etkiler yaratabilir.
Sonuç:
Aşırı sosyal medya kullanımı, cinsel yaşamda çeşitli olumsuz etkiler yaratabilir. Bu etkiler, bireylerin sosyal medya kullanım alışkanlıklarına, ilişkilerine ve kişisel sınırlarına bağlı olarak değişebilir. Cinsel sağlığı ve ilişkileri korumak için, sosyal medya kullanımının bilinçli ve dengeli olması önemlidir. Çiftlerin, birlikte kaliteli zaman geçirebileceği, dijital dünyanın dışında da bağlarını güçlendirebileceği bir ortam yaratmaları, cinsel yaşamı iyileştirebilir ve sağlıklı ilişkiler kurmalarına yardımcı olabilir.
DETAYLI BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ.
CİNSEL TRAVMA SONRASI CİNSELLİK
Cinsel travma; sadece bedeni değil, kişinin benliğini, güvenini ve cinselliğe bakışını da sarsan derin bir yara bırakabilir. Ancak bu yara iyileşebilir. Cinsellik travmadan sonra yeniden kurulabilir, ama bu süreç zaman, anlayış ve şefkat ister.
Travmadan sonra cinsellik neden zorlaşır?
- Güven duygusu zedelenir: Özellikle partnerle temas, kişinin tetiklenmesine yol açabilir.
- Beden algısı değişir: Beden artık "benim" değilmiş gibi hissedilebilir.
- Kontrol kaygısı: Cinsel ilişki sırasında "kontrolsüz" kalmak, kişide yoğun panik yaratabilir.
- Hazla suçluluk karışır: Keyif almak bile bazı danışanlar için suçlulukla eşleşebilir.
- Kaçınma davranışı: Her türlü cinsel temastan bilinçsizce uzak durulabilir.
Cinsel travma sonrası yaşanabilecek zorluklar:
- Cinsel isteksizlik
- Vajinismus veya ağrılı ilişki
- Orgazm olamama
- Donakalma veya disosiyatif tepkiler
- Panik atak benzeri durumlar
- Partnerle uzaklaşma, yalnızlık hissi
Yeniden güven, yeniden cinsellik mümkün mü?
Evet. Ama hızlı değil, bilinçli adımlarla.
- Travmanın adı konmalı: “Bu yaşadığım travmaydı, benim suçum değil.”
- Profesyonel destek alınmalı: Travmaya yönelik çalışan bir terapist, EMDR gibi yöntemlerle güvenli alan yaratır.
- Partner desteği çok kıymetli: Sabırlı, baskı kurmayan bir partner süreci kolaylaştırır.
- Cinsellik yeniden tanımlanabilir: Sadece penetrasyon değil, dokunma, yakınlık, tensel bağ da cinselliğin parçasıdır.
- Bedenle yeniden bağ kurmak: Nefes, yoga, spektrum terapileri, duyusal farkındalık çalışmaları faydalı olabilir.
“Cinsellik travmayla kırılabilir, ama şefkatle yeniden inşa edilebilir.”
Travma, kimliğinizi tanımlamaz. Cinsellik sadece geçmişin değil, bugünün ve geleceğin bir parçası olabilir. Sessiz kalmayın. Anlatmak, anlamanın ilk adımıdır.
Op. Dr. Burcu Çetinkaya
Kadın Cinsel Sağlığı | Danışmanlık & Bilgilendirme
CİNSEL ANTİAGİNG
Bireyler yaş almaya başladıktan sonra tüm fiziksel , psikolojik yapılarında değişimler olmaktadır. Cinsel isteksizlik , cinsel haz ve uyarılma sorunları , yapısal değişimlere bağlı ereksiyon sorunu , ejekulasyon sorunu , ağrılı cinsel ilişki , ilişkide kuruluk gibi bir çok sorunla karşı karşıya kalmaktadır.
Cinsel chekup yapılarak bu şikayetler oluşmadan önce önlem alınması ve cinsel antiaging uygulamaları yapılması kişiler için çok önemli bir problemi çözecektir.
Cinsel Antiaging Uygulamaları Nelerdir?
1-Hormon Destekleri:
Hormon kullanımı tamamen profesyonel ellerde uygun tetkik ve muayeneler yapıldıktan sonra uygulanmalıdır
.
Kadınlarda özellikle menopoza yakın dönemlerde olan şikayetler östrojen , progesteron değişimleriyle yakından ilişkilidir. Değişen testesteron ve DHEA (dehidroepiandrosteron) düzeyleri de libido ve cinsel sağlık ile yakından ilişkilidir.
Erkeklerde yaşla azalan testesteron seviyeleri cinsel istek kaybı, enerji ve cinsel performans sorununa neden olmaktadır. Hormonal dengenin düzletilmesi cinsel sağlık açısından çok önemlidir.
2-Beslenme ve Yaşam Tarzı Düzenlemeleri
Omega-3 yağ asitleri, E vitaminleri, içeriği ve antioksidan bakımından zengin besinlerin tüketilmesi ve cinsel sağlığın korunması açısından çok önemlidir.
Düzenli Egzersiz ile kan düzeyleri ve hormonlar dengelenir ve cinsel performans artar. Haftada 150 dakika egzersiz cinsel yaşamınızda olumlu etki yapacaktır.
Stres yönetimi için Yoga, gevşeme ve diğer gevşeme değişiklikleri cinsel fonksiyon üzerinde olumlu etkiler gösterebilir.
3-Cinsel Seçimi Destekleyen İlaç ve Takviyeler
Bu konuda bir çok takviye gıdadan bahsedilir. Ginseng, maca kökü, bol miktarda ve L-arginin gibi takviyeler cinsel performansı ve enerjinin ortaya çıkmasını destekleyebilir. Bu takviye gıdalarla ilgili en önemli sorun kişisel doz ayarlaması , kişisel faktörler, doz ve etki şemaları olmaktadır.
Erkeklerde kullanılan Fosfodiesteraz karşılaştırmaları (ör. Sildenafil - Viagra, Tadalafil - Cialis), erkeklerde sertleşme sorunlarının tedavisinde kullanılır
Kadın cinselliği içinde deneme aşamasında olan ilaçlar bulunmaktadır.
4. Cinsel Haz arttırıcı Uygulamalar
PRP Tedavisi (Plateletten Zengin Plazma - Trombositten Zengin Plazma), kök hücre ve ekzozom uygulamaları son zamanda erojen ve erektil alanlara enjekte edilerek cinsel antiaging üzerine olumlu etkiler sağlanmaktadır. Q shot , G shot, P shot gbi uygulamalar giderek yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
4. Genital Lazer, Radyofrekans ve Şok dalga Uygulamaları
Bu yeni nesil teknolojik mekanik uyarıcı etkiler sağlayan cihazlar farklı yollarla aynı etkiye neden olarak cinsel antiaging uygulamalarda erkek ve kadında en sık kullanılan , etkili prosedürler halini almıştır. Kollajen uyarımı, yeni kan damarı oluşumu sağlaması ve doku yenileyici etkileri en ön plandaki etkileridir.
5. Genital ozon ve mezoterapi uygulamaları
Ozon ve mezoterapinin tüm antiaging tedavilerinde kullanımında olduğu gibi cinsel ve genital antiaging için de çok önemlidir. Ciddi hücre yenileyici ve onarıcı etkilerinden dolayı bu uygulamalar çok sık kullanılmaktadır.
6. Penil ve vaginal protezler
Erektil disfonksiyon ve cinsel sorunların tedavisinde penil protez kullanımı güvenli bir uygulama olarak kullanılmaktadır. Aynı şekilde vajinal darlık , rekonstrüksiyon kusuru olan kişilerde vajinal protez kullanımı tercih edilen cinsel sağlık yöntemlerdendir.
7. Parenteral Serum Uygulamaları
Son zamanda normal antiaging protokolleri arasında sıkça kullanılan parenteral serum uygulamaları ( Glutatyon , NAD, ALA , Vitamin , aminoasit takviyeleri vb ) cinsel sağlık sorunlarınd oldukça etkilidir. Azalmış cinsel haz problemleri, cinsel performans sorunlarında özellikle tedavilere eklenmektedir.
SONUÇ:
Cinsel antiaging bakış açısı giderek yaygınlaşan ve çok çeşitli uygulama alanları ile sağlık yönetiminde sıkça kullanılmaktadır. Yaş almaktan korkmadan önlem alarak yaş almak sanırım en güzeli olacaktır.
DETAYLI BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ.