GEBELİK VE DOĞUM SONRASI CİNSEL SAĞLIK

GEBELİK VE DOĞUM SONRASI CİNSEL SAĞLIK

 
GEBELİK VE CİNSEL SAĞLIK

Anne adaylarının yoğun fiziksel ve psikolojik değişimlerle karşı karşıya kaldıkları gebelik, kadınların hayatını oldukça derinden etkileyen bir süreç olarak kabul edilir.

Cinsellik insanın içerisinde doğuştan gelen bir içgüdü olarak bulunsa da gebelik döneminde annelik içgüdüsü daha baskın hale gelebilir. Özellikle ilk gebeliklerde anne adayı cinsel ilişki sırasında bebeğe herhangi bir zarar verilebileceği endişesini taşıyabilir. Bu durum ise anne adayında cinsel isteğin görülmemesine neden olabilir.

Aslında normal seyreden gebeliklerde cinsel ilişkinin olumlu ya da olumsuz herhangi bir etkisinin olması söz konusu değildir.

Gebeliğin ilerlemesi ile birlikte anne adayı yaşadığı fiziksel ve psikolojik değişikliklere uyum sağlamaya başlar. Buna bağlı olarak anne adayının cinsel isteğinde artış söz konusu olabilir. Rahmin büyümesi ile birlikte cinsel ilişkiye girmek teknik olarak daha zorlaşabildiğinden ağrıya ve acıya neden olabilir. Bu nedenle gebeliğin son dönemlerinde cinsel isteğin yeniden azalması söz konusu olabilir.

Normal seyreden gebeliklerde son 4 haftaya kadar cinsel yaşama ilişkin kısıtlama olması söz konusu değildir. Son 4 haftalık dönemde, erkek ejakulasyon sıvısındaki Prostaglandin isimli lipit bileşenlerinin rahim kasılmasının başlamasına neden olabileceği düşüncesi nedeniyle cinsel ilişkide bulunulması önerilmez.

Hamilelikte Cinsel İlişki Hangi Durumlarda Önerilmez?

  • Gebeliğin ilk 2 ayında cinsel ilişki erken doğum yapan ya da tekrarlayan düşük öyküsü olan kadınlarda kısıtlanabilir. Eğer anne adayı hamileliğinin herhangi bir döneminde düşük ya da erken doğum tehdidi ile karşı karşıyaysa ve vajinal kanaması varsa cinsel ilişki kesinlikle yasaktır. Bu yasak tehlikenin ortadan kalktığının kesin olarak tespit edilmesine kadar devam eder.
  • Anne ya da baba adayında teşhis edilmiş genital enfeksiyon bulunuyorsa enfeksiyon tedavisinin tamamlanmasına kadar cinsel ilişkide bulunulmamalıdır.
  • Riskli bir hamilelik olarak değerlendirilen Plasenta Previa diğer bir deyişle plasentanın doğum kanalında önde geldiği durumlarda kanamanın başlaması riski nedeniyle cinsel ilişkiden uzak durulmalıdır.

Anne adayının gebelik döneminde yaşadığı bedensel ve psikolojik değişiklikler cinsel yaşantıyı doğrudan etkiler. Bu tür durumlarda cinsel yaşamın olumsuz yönde etkilenmesi söz konusudur. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde geçirilebilmesinde partnerin desteği oldukça önemlidir.

Gebelikte cinsellik, hem anne adayı hem de baba adayı için önemli bir konu olabilir. Bu süreçte cinsel yaşamın nasıl devam edeceği, anne ve bebek sağlığı açısından neyin güvenli olduğu gibi konular genellikle merak edilir. 

1. Gebelikte Cinsellik Güvenli mi?

  • Sağlıklı bir gebelikte cinsel ilişki genellikle güvenlidir. Ancak bazı durumlarda doktorunuz cinsellikten kaçınmanızı önerebilir (örneğin, düşük riski, erken doğum riski, plasenta previa, vajinal kanama veya enfeksiyon durumları).

  • Bebek, rahim içinde amniyotik sıvı ve rahim kasları tarafından korunur. Bu nedenle cinsel ilişki bebeğe zarar vermez.

2. Gebelikte Cinsel İstek

  • Hormonal değişiklikler nedeniyle cinsel istekte artış ya da azalma görülebilir. Her bireyin deneyimi farklıdır.

  • İlk trimesterde (ilk 3 ay) bulantı, yorgunluk ve hormonal değişimler nedeniyle cinsel istek azalabilir.

  • İkinci trimesterde (4-6 ay) birçok kadında enerji artışı ve hormonal denge sayesinde cinsel istekte artış görülebilir.

  • Üçüncü trimesterde (7-9 ay) fiziksel rahatsızlıklar, büyüyen karın ve yorgunluk nedeniyle cinsel istek tekrar azalabilir.

3. Pozisyon Seçimi

  • Gebelik ilerledikçe bazı cinsel pozisyonlar rahatsız edici hale gelebilir. Yan yana pozisyonlar veya kadının üstte olduğu pozisyonlar genellikle daha rahat olabilir.

  • Özellikle ikinci trimesterden itibaren sırtüstü yatmak rahatsızlık verebilir, çünkü bu pozisyon rahim basıncını artırarak dolaşımı etkileyebilir.

4. Psikolojik ve Duygusal Durum

  • Anne adayı hormonal ve fiziksel değişimlerden dolayı kendini cinsel olarak çekici hissetmeyebilir. Baba adayı ise bebeğe zarar verme korkusu yaşayabilir.

  • Açık iletişim, bu tür duygusal zorlukların üstesinden gelmeye yardımcı olabilir.

5. Doktora Danışılması Gereken Durumlar

Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktorunuza danışmalısınız:

  • Vajinal kanama

  • Şiddetli ağrı veya kramp

  • Amniyotik sıvı sızıntısı

  • Erken doğum riski

  • Daha önce düşük veya erken doğum geçmişi

6. Gebelikte Cinselliğin Faydaları

  • Cinsel ilişki ve orgazm, anne adayında mutluluk hormonlarının salgılanmasına neden olabilir, bu da hem anne hem de bebek için olumlu bir etki yaratabilir.

  • Partnerler arasındaki bağı güçlendirebilir ve stresin azalmasına yardımcı olabilir.

Gebelikte cinsellik, çiftlerin birlikte deneyimledikleri özel bir süreçtir. Eğer bir endişeniz varsa, doktorunuza danışarak en doğru bilgiyi alabilirsiniz.

 Anne adayının çeşitli nedenlerle cinsel ilişkiden kaçınması durumunda partnerinin bu durumu anlayışla karşılaması ve kesinlikle bir zorlamada bulunmaması gerekir. Kadınların ve erkeklerin hayatlarında oldukça önemli olan bu süreçte uzman desteğine başvurulması hayat kalitesini belirgin ölçüde artıracaktır.

DETAYLI BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇBİLİRSİNİZ.

 
DOĞUM SONRASI CİNSELLİK

Doğum sonrası cinsel hayatta birçok değişim meydana gelebilir. Bu değişimler hem fiziksel hem de duygusal olarak etkileyebilir. Kadınlar doğum sonrası dönemde bedensel, psikolojik ve ilişki dinamikleri açısından farklı deneyimler yaşayabilirler.

 İşte doğum sonrası cinsel hayatta görülen başlıca değişimler:

1. Fiziksel Değişiklikler

  • Vajinal Değişiklikler: Doğum sonrası, özellikle vajinal doğum yapan kadınlarda, vajina çevresindeki dokuların gerilmesi, kasların zayıflaması ve epizyotomi (doğum sırasında yapılan kesi) gibi durumlar yaşanabilir. Bu da cinsel ilişkide ağrıya veya rahatsızlığa yol açabilir. Vajinal kuruluk da sık görülen bir sorundur, bu durum doğum sonrası hormon seviyelerindeki değişikliklerle ilişkilidir.
  • Hormonal Değişiklikler: Hamilelik ve doğum sonrası hormon düzeyleri büyük ölçüde değişir. Özellikle doğum sonrası düşük progesteron ve östrojen seviyeleri, vajinal kuruluğa, libido kaybına ve bazen cinsel isteksizliklere yol açabilir.
  • Yorgunluk ve Fiziksel Yıpranma: Yeni bir bebeği bakım altına almak, uykusuzluk ve sürekli fiziksel çaba gerektiren bir süreçtir. Bu da cinsel isteği ve enerjiyi etkileyebilir. Fiziksel yorgunluk, cinsellikten uzaklaşmaya neden olabilir.
  • Doğum Sonrası Kanama: Lohusalık dönemi, doğum sonrası kanama ile ilişkilidir. Bu süreç boyunca cinsel ilişkiye girilmesi genellikle önerilmez, çünkü bu kanama rahim iyileşmesi ve enfeksiyon riski taşıyabilir.
  • Emzirme: Emzirme, östrojen seviyelerinin düşmesine yol açar ve bu da vajinal kuruluğa neden olabilir. Ayrıca emziren annelerde bazen cinsel isteksizlik artabilir, çünkü emzirme hormonları prolaktin üretir ve bu da cinsel istek üzerinde baskı yapabilir.

2. Psikolojik Değişiklikler

  • Hormonlar ve Duygusal Durum: Doğum sonrası hormonlar hızla değişir ve bu duygusal dalgalanmalara yol açabilir. Doğum sonrası depresyon (postpartum depresyon) gibi psikolojik durumlar da cinsel isteksizlik yaratabilir. Depresyon, endişe ve stres gibi durumlar da libido kaybına yol açabilir.
  • Vücut Algısı: Hamilelik ve doğum sonrası vücut değişiklikleri, kadının kendine olan güvenini etkileyebilir. Kilo alımı, ciltteki değişiklikler veya vücutta kalan izler, bazı kadınlarda cinsel isteksizliğe yol açabilir. Ancak, vücut algısı zamanla iyileşebilir ve kendine güven tekrar artabilir.
  • Annelik Rolü ve Cinsellik: Yeni bir anne olmak, birçok kadında cinselliği ikinci plana atmaya sebep olabilir. Bebeğin bakımına odaklanmak, cinsellikten uzaklaşmaya yol açabilir. Annelik rolü, kadının kendini cinsel bir varlık olarak hissetme biçimini değiştirebilir.
  • Zihinsel Yük: Yeni doğum yapmış bir kadının aklında sürekli bebekle ilgili düşünceler olabilir. Bu düşünceler cinsel ilişki sırasında kadının konsantrasyonunu bozabilir ve cinsel istek kaybına neden olabilir.

3. İlişki Dinamikleri

  • Cinsel İletişim: Doğum sonrası, kadın ve erkek arasında cinsel beklentiler değişebilir. Erkek, kadının cinsel isteksizliğini anlayışla karşılamalıdır. İletişimsizlik, partnerler arasında cinsel yaşamdan uzaklaşmaya neden olabilir.
  • Partner Desteği: Doğum sonrası dönemde, eşin duygusal ve fiziksel desteği çok önemlidir. Bebeğin bakımını paylaşmak, kadının kendini daha rahat hissetmesine yardımcı olabilir ve cinselliğe geri dönmesini kolaylaştırabilir. Partnerin anlayışı ve sabrı, cinsel hayatın yeniden başlamasına yardımcı olabilir.
  • Zaman Yetersizliği: Yeni bir bebekle ilgilenmek, çiftlerin cinsel ilişkiye zaman ayırmalarını zorlaştırabilir. Yorgunluk ve yoğun rutin, cinsel ilişkileri ikinci plana atılmasına neden olabilir.

4. Cinsel İstek ve Performans

  • Cinsel İstek Kaybı: Birçok kadın doğum sonrası cinsel isteksizlik yaşar. Bu, fiziksel rahatsızlıklar, hormonal değişiklikler, duygusal dalgalanmalar veya anne olmanın getirdiği yeni sorumluluklardan kaynaklanabilir. Cinsel istek kaybı, zaman içinde düzelebilir, ancak bu sürecin partner tarafından sabırla ve anlayışla karşılanması gerekir.
  • Cinsel İleriye Dönük Performans: Kadınlar doğumdan sonra cinsel olarak farklı bir deneyim yaşayabilirler. Bazı kadınlar, doğum sonrası cinsel yaşamda daha fazla keyif alabilirken, bazıları daha fazla zaman alabilir. Fakat, ilişkinin tekrar sağlıklı ve tatmin edici bir hale gelmesi, eşlerin birlikte zaman geçirmesi ve cinsel iletişim kurmasıyla sağlanabilir.

5. Fiziksel İyileşme Süreci

  • Vajinal İyileşme: Doğum sonrası iyileşme süreci, özellikle vajinal doğum yapanlar için, bazı fiziksel değişiklikleri içerir. Vajinanın iyileşmesi zaman alabilir ve bu süreçte cinsel ilişki sırasında ağrı hissedilebilir. İyileşme tamamlandığında cinsel yaşam tekrar normalleşebilir.
  • Sezaryen Sonrası İyileşme: Sezaryen doğum yapmış kadınlarda ise karın bölgesindeki iyileşme daha uzun sürebilir. Bu durum da cinsel ilişkiyi etkileyebilir, çünkü iyileşme süreci boyunca fiziksel rahatlık az olabilir.

6. Cinsel Hayata Dönüş

  • İyi Zamanlama: Doğum sonrası cinsel yaşama dönmeden önce kadının ve partnerinin iyileşme sürecine saygı göstermesi önemlidir. Cinsel ilişki için uygun zaman, hem fiziksel iyileşme hem de duygusal iyileşme sağlandığında gelir. Bebeğin uyku düzeni, çiftin birlikte geçireceği zaman gibi faktörler de önemli rol oynar.

Sonuç:
Doğum sonrası cinsel hayatta değişim normaldir ve her kadının deneyimi farklı olabilir. Fiziksel iyileşme, hormonlardaki değişiklikler, psikolojik durum ve ilişkisel faktörler cinsel yaşamı etkileyebilir. Bu süreçte sabır, iletişim ve destek çok önemlidir. Cinsel yaşamda yaşanan zorluklar konusunda çiftlerin açıkça konuşması ve gerektiğinde bir uzmandan yardım alması faydalı olabilir. Cinsellik, zamanla yeniden uyum sağlanabilecek bir alandır ve partnerler arasındaki anlayışla bu süreç daha sağlıklı bir hale getirilebilir.

DETAYLI BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ.